Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: dunya sevgısını ıcımızden nasıl atarız  (Okunma Sayısı 1310 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
gülsüm
Ara Sıra Uğrar
*

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12



« : Haziran 12, 2009, 06:05:26 ÖS »

olumu bıldıgı halde gulup neselenen kadere ıman ettıgı halde uzulen rızka allahu tealanın kefıl oldugunu bıldıgı halde luzumsuz zahmetlere gıren kıyamette sorgu suale ınandıgı halde gaflete dalan fanı oldugunu bıldıgı halde dunyaya bel baglayan kımseye hayret etmemek ımkansızdır nedersınız?
Logged
ben_can
Buraya bağlanmış.
***

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 139


« Yanıtla #1 : Temmuz 27, 2009, 09:29:01 ÖÖ »

ben başlığa göre cevap vermek istiyorum
 
"dunya sevgısını ıcımızden nasıl atarız"
 
niye atalım
mevlam bizim içimize bu sevgiyi nasip etmiş
bu hissi vermiş sevdasını vermiş
belirli ölçüde tatmak için elbet
 
kendinden geçmeden yaşamak da fayda var,
 
ki o kadar güzel yaratmış doğayı tabiatı
toprağı suyu havayı rengi çiçeği böceği
insanı
bunlara duyulan sevda mevlaya duyulan sevda nın hayranlığın esintisidir bence
 
dünya boş sa niye geldik
herşeyin bi sebebi var
 
mevlayı hatırlatan hiç bir şeyden vazgeçmeyiz mesela demi
bu da bu dünya
 
zevkinden sefasından unutanları tenzih ederim...
 
selametle
 
Logged
Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7671



« Yanıtla #2 : Temmuz 27, 2009, 10:27:28 ÖÖ »

Dünya sahası bir imtihan yeri olduğu için çok güzel yaratılmıştır.
Lakin hiçbir sahih haberde dünyayı sevin ona bağlanın diye ifade yoktur.
Tam aksine dünya sizi aldatmasın dikkat edin,dünya kısa bir geçimliktir,
asıl yaşam yurdu ahirettir buyrulmaktadır.
Tabiki bu dünyadan elini eteğini çekin manasında değildir.
ın lutfettiği nimetlerden gereğince ve israf etmeden yararlanmayı tavsiye vardır.
Burada tek dikkat edilecek ve de çok önemli olan dünyanın bizleri aldatmamasıdır.
Dünyada kısa süreli bir misafir olduğumuzu unutmadan korku ve ümit arası bir hayat yaşamalıyız.
Logged

ben_can
Buraya bağlanmış.
***

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 139


« Yanıtla #3 : Temmuz 27, 2009, 10:43:40 ÖÖ »


Dünya sahası bir imtihan yeri olduğu için çok güzel yaratılmıştır.
Lakin hiçbir sahih haberde dünyayı sevin ona bağlanın diye ifade yoktur.
Tam aksine dünya sizi aldatmasın dikkat edin,dünya kısa bir geçimliktir,
asıl yaşam yurdu ahirettir buyrulmaktadır.
Tabiki bu dünyadan elini eteğini çekin manasında değildir.
ın lutfettiği nimetlerden gereğince ve israf etmeden yararlanmayı tavsiye vardır.
Burada tek dikkat edilecek ve de çok önemli olan dünyanın bizleri aldatmamasıdır.
Dünyada kısa süreli bir misafir olduğumuzu unutmadan korku ve ümit arası bir hayat yaşamalıyız.


+ 1 sayın admin
içimizden dünya sevgisini atmaya gerek yok
dünya hayatına dalıp mevlayı niye geldiğimiz untmayalım
yoksa sevmemek de bi şekil isyan gibi.
 
Logged
Faruk
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Temmuz 27, 2009, 12:06:04 ÖS »

                      selamün aleykum
SAYIN  BEN_CAN
        "dunya sevgısını ıcımızden nasıl atarız"

niye atalım
mevlam bizim içimize bu sevgiyi nasip etmiş
bu hissi vermiş sevdasını vermiş
belirli ölçüde tatmak için elbet

kendinden geçmeden yaşamak da fayda var,


     43 ZUHRUF 36. Kim Rahmân'ı zikretmekten gafil olursa, yanından ayrılmayan bir şeytanı ona musallat ederiz.
     43 ZUHRUF 37. Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar da onlar, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.
    43 ZUHRUF 38. O şeytan dostu kimse, en sonunda bize gelince arkadaşına: Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı, ne kötü arkadaşmışsın! der.
   43 ZUHRUF 43. Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen, dosdoğru yoldasın.
   43 ZUHRUF 44. Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız
    7  ARAF   3. Rabbinizden size indirilene (Kur'an'a) uyun. O'nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!

   39 ZÜMER  21. Andolsun ki, Resulullah, sizin için, 'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve 'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.
   39 ZÜMER  36. ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur


    Peygamber sav efendimiz KABE'de o zamanın müşriklerine arapça kur'an okumuştu.
Şimdi bizlerde yorumsuz olarak cc ayetlerini okuyalım bu ayetlerde emredildiği şekilde
hayatımızı ayetlerle ve hadislerle inşa edelim.Eğer ki bizler kur'an ve Peygamber sav
anlamadan islamı yaşmak istersek toplumun şu andaki durumuna düşeriz.Bizlerin yukarıdaki
ayetler ışığında kendimizi kontrol edersek, Rabbimizin yardımı geleceğini kur'an ve sünnetten öğreniyoruz.Şunuda belirtmek isterim ki bu gibi ayetler ve peygamber kıssalarındaki ayetler bize gerken yolu göstermektedir.Dünya ile iletişim durumu ise,bu ayetler ve hadislerle dünyayı imar etme görevi müslümanlara verildiğini anlıyoruz.Müslüman beşeri yasalarla kendi yaşamını sürdüremez.İslamı uygun olmayan yasalara da  gücünün yettiği kadar uyamaz.Beşeri olarak
bize dayatılan gayri islami yasaları müslüman istiyerek kabul edemez.Ben sadece bir müslüman olarak size hakkı hatırlatmaktır.Hakkı ancak cc ve Peygamber sav emirleri getirir .
                                                              SELAM VE DUA İLE
Logged
ben_can
Buraya bağlanmış.
***

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 139


« Yanıtla #5 : Temmuz 27, 2009, 12:36:04 ÖS »


                      selamün aleykum
SAYIN  BEN_CAN
        "dunya sevgısını ıcımızden nasıl atarız"

niye atalım
mevlam bizim içimize bu sevgiyi nasip etmiş
bu hissi vermiş sevdasını vermiş
belirli ölçüde tatmak için elbet

kendinden geçmeden yaşamak da fayda var,


     43 ZUHRUF 36. Kim Rahmân'ı zikretmekten gafil olursa, yanından ayrılmayan bir şeytanı ona musallat ederiz.
     43 ZUHRUF 37. Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar da onlar, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.
    43 ZUHRUF 38. O şeytan dostu kimse, en sonunda bize gelince arkadaşına: Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı, ne kötü arkadaşmışsın! der.
   43 ZUHRUF 43. Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen, dosdoğru yoldasın.
   43 ZUHRUF 44. Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız
    7  ARAF   3. Rabbinizden size indirilene (Kur'an'a) uyun. O'nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!

   39 ZÜMER  21. Andolsun ki, Resulullah, sizin için, 'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve 'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.
   39 ZÜMER  36. ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur


    Peygamber sav efendimiz KABE'de o zamanın müşriklerine arapça kur'an okumuştu.
Şimdi bizlerde yorumsuz olarak cc ayetlerini okuyalım bu ayetlerde emredildiği şekilde
hayatımızı ayetlerle ve hadislerle inşa edelim.Eğer ki bizler kur'an ve Peygamber sav
anlamadan islamı yaşmak istersek toplumun şu andaki durumuna düşeriz.Bizlerin yukarıdaki
ayetler ışığında kendimizi kontrol edersek, Rabbimizin yardımı geleceğini kur'an ve sünnetten öğreniyoruz.Şunuda belirtmek isterim ki bu gibi ayetler ve peygamber kıssalarındaki ayetler bize gerken yolu göstermektedir.Dünya ile iletişim durumu ise,bu ayetler ve hadislerle dünyayı imar etme görevi müslümanlara verildiğini anlıyoruz.Müslüman beşeri yasalarla kendi yaşamını sürdüremez.İslamı uygun olmayan yasalara da  gücünün yettiği kadar uyamaz.Beşeri olarak
bize dayatılan gayri islami yasaları müslüman istiyerek kabul edemez.Ben sadece bir müslüman olarak size hakkı hatırlatmaktır.Hakkı ancak cc ve Peygamber sav emirleri getirir .
                                                              SELAM VE DUA İLE



kardeş güzel belirtmişsin anlatmışın
ama benim yazdığım gönlümden geçen
senin yazdıklarınla arasındaki bağlantıyı kurmaktda zorlanıyorum açıkcası

dünyayı sevmek yaratılanları sevmek gerek demi
bunun sevgisini nasıl çıkaralım içimizden
bunlar da bize yaratanı hatırlatır her daim
niye vermiş kardeş sevgisini toprak sevgisini anne baba sevgisini
insan sevgisini hayvan sevgisini

bunlar bizi ondan ayırmadıkça sana bana başkalarına ne zararı var.
« Son Düzenleme: Temmuz 27, 2009, 12:37:04 ÖS Gönderen: ben_can » Logged
güliçkimi
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Temmuz 27, 2009, 12:54:38 ÖS »

"dunya sevgısını ıcımızden nasıl atarız"

niye atalım
mevlam bizim içimize bu sevgiyi nasip etmiş
bu hissi vermiş sevdasını vermiş
belirli ölçüde tatmak için elbet

kendinden geçmeden yaşamak da fayda var,

ki o kadar güzel yaratmış doğayı tabiatı
toprağı suyu havayı rengi çiçeği böceği
insanı
bunlara duyulan sevda mevlaya duyulan sevda nın hayranlığın esintisidir bence

dünya boş sa niye geldik
herşeyin bi sebebi var

mevlayı hatırlatan hiç bir şeyden vazgeçmeyiz mesela demi
bu da bu dünya

zevkinden sefasından unutanları tenzih ederim...

selametle



“Dünyaya bir bak; enini boyunu öğren. Sahipleriyle nasıl dalaşıyor, dölleri ile nasıl beleniyor, onlara ne garip hileler yapıyor? Onlara yaptığı oyunları seyret. Onları nasıl azdırıyor ve aniden arkasına atıyor. Onu gözet, kendine yar olan kişilerle uğraşıyor, eğlendiriyor. Sonra onları yükseltiyor. Bir dereceden öbürüne geçiriyor. Aldattığı kimseleri, kandırması kabil olmayanların üzerine salıyor. Boyunlarına bindiriyor. Hazinelerini aldattıklarına veriyor, acayip işlerini onlara gösteriyor. Onlar da bunlara bakarken, varlıklarından uzak olup ferahlık duyuyorlar. Yüksekte olduklarına inanıp seviniyorlar. İyi geçimlerine kanıyor, dünyanın kendilerine hizmet etmesini bir nimet sayıyorlar. İşte bu hâlle dünya onları aldattı, bağladı. Aradan zaman geçti, onları tepetaklak yere vurdu. Kemikleri kırıldı. Parçalandılar ve öldüler. Dünya onların bu hâlini görüyor ve gülüyordu. Ayrıca işleri karıştırmakta olan şeytan da yan gelip keyif çatıyordu.

     Dünyanın işi budur. Birçok sultanlara böyle yaptı. Mülk sahip*lerini ve zenginlerin çoğunu yukarıda anlatılan hâle getirdi. Bu dünyanın âdetidir. Âdem Peygamber’den bu deme kadar, böyle geldi ve böyle gidiyor. O böyle yükseltir, sonra yere vurur. Kıyamete kadar bu perişanlık devam eder. Öne alır, arkaya atar, mal sevdirir, zengin eder, yedirmez, ihtiyaç içinde kıvrandırır. Bu kuvvetler dünyaya yerilmiştir. Her iyiliği yapar, kendine çeker. Sonra boğazına bıçağı dayar, boğazlar. Ondan kurtulan yoktur. Onun şerrinden emin olan olmaz.

       Ancak, dünyayı iyi bilen, şerrinden emin olur. Dünyadan kim çok sakınıyorsa, kurtulmanın fazlası ona nasip olur. Selâmete ermek için, onun bütün hâllerini öğrenmiş olmak gerektir.

     Dünyaya kalbindeki gözünle bak. O gözle bakarsan, ayıplarını görürsün ve şerrinden emin olursun. Onu kalbinden çıkarmaya ancak gücün böyle yeter. Baş gözünü ona çevirir, süsleri ile uğraşmaya koyulursan ayıpları gözünden kaybolur, dolayısıyla kalbinden sevgisini çıkarıp atmak senin için mümkün olmaz. Onu, içinden atamazsın, ona ilgisizlik duygusu taşıman kabil olmaz. Bu yüzden seni öldürür. Başkalarına içirdiği zehri sana da içirir ve öldürür.

     İçimizden kopup gelen kötü duygulara cihad bayrağını açalım. O duyguların ıslâhına emin oluncaya kadar devam edelim. Onlar iyiye yöneldikten sonra dünyanın ayıbını biliriz. Ona ihtiyaç arz etmekten kendimizi alırız.
Nefsin ıslâhı için kalbin ve sırrın sözü tutulmalıdır ve onlara uyan her duygu ıslâh olmuş sayılır. Azdırmaya yeltenen duygular ıslâh olmuş sayılmaz.

      Nefsin ıslâhı için kalbin ve sırrın sözünün tutulması esastır. Nefis hem kalbe, hem de sırra uymalı. Onların yasak ettiği şeyi yapmamalı ve emrettiğini tereddütsüz yapmalı. Kalp ve sır nefse bir şey veriyorsa, az demeyip kanaatle yetinmeli. Hiç vermedikleri zaman da sabırlı olmalı. Nefsin iyi hâli böyle başlar, onda iyilik başladıktan sonra kötü hâlleri ölür. Kalbe döner. Onun emriyle hareket eder. Öyle bir hâle gelir ki, artık ona nefis denmez, kalp denir. Başına takva tacını giyer. Yakınlık süsünü takar.

Bize  iman etmek ve dile imanımızı tasdik ettirmek gerekir. yoluna baş koyanları inkâr etmek bize yakışmaz.

  Hak yakınlığına onlar sahiptir. Ona sahip olunca, arta kalan olmaz, yeryüzünde her ne ki var, onlara sahip olurlar.

      'ı  bilen  ayetlerini  ve  peygamberlerini  kabul  eden dünyalık olana bakmaz, dünyanın nimetini yiyenlere iltifat etmezler, önü hoş, ama onlar sonuna bakarlar. Dünyanın ilk yaratılışı ve miadı dolunca yıkılışı gözlerinin önüne gelir. Bolluğuna gurur duymaz, yokluğuna da üzülmezler.

    Hak sır gözlerini bürür, başkasını görmezler, ölüm korkusu onlara kulluk ettiremez. Melekten bir şey beklemek için kulluk etmezler. Onların yaratılışı Mevlâ için. O'nun sohbeti için. Hak, sebebini bilmediğiniz şeyler yaratmıştır. O istediğini yapar.


         Rabbim ayetleri ile dünya sevgisinin sonunu bizlere anlatıyorsa   bunu  tereddütsüz  kabul etmeliyiz. Hayatımıza geçirmeliyiz.  Mümin  ve  münafık, kafirler arasındaki  fark  nedir?
        Ayetlerden hadislerden işimize geleni uygulayıp, ağır  ve  nefsimize  zor gelenleri  kabullenmezsek, inkar  eder  ve  ya  neden,  niçin  dersek  mümin  olamayız. Münafık  ve kafirlerden  farkımız  olmaz. Bilmem  anlatabildim  mi?

        Azmış  nefsler   insanı  dünya güzekliğine  yöneltir, taptırır,  hatta   o  kadar ileri  gider  ki  'ın ayette  belirttiklerini  bile göremeyecek  kadar  kör  edip  neden   ve niçinlere daldırır...  Kendince  rabbin bu güzelliği  sunmuş  yaşa    dedirtir.İmtihan  ve imtihanların nedenini  niçinini  unutturur.

            
       Dünya (dünya güzellikleri)  müminin   zindanı,
            
                  kafirin  cennetidir.
Mümin  dünyaya  zından gözü  ile bakar, dünya  güzellikleri onu aldatmaz,  kafir  ise  kendini  cennette  zanneder. Dünyanın tm  güzelliğini  yaşamak için  uğraşır,  nefsini azdırır,  cehennemdeki  yerini  hazırlar.

                Konuyu açan kardeşimden  razı  olsun.....

         


       





[/I][/COLOR]
« Son Düzenleme: Ağustos 01, 2009, 04:26:27 ÖS Gönderen: güliçkimi » Logged
Faruk
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : Temmuz 27, 2009, 01:03:32 ÖS »

                         selamün aleykum
SAYIN BEN_CAN
7 ARAF 102. Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk
     87 A'LA 

9 . O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.
10. ('tan) korkan öğütten yararlanacak.
11. Kötü kimse ise öğütten kaçınacaktır.
12. O ki,en büyük ateşe girecektir.
13. Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.
14. Doğrusu feraha ermiştir temizlenen,
15. Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden.
16. Fakat siz (ey insanlar! ) dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
17. Oysa ahiret daha hayırlı daha devamlıdır.
18. Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda, vardır.
19. İbrahim ve Musa'nın kitaplarında.

 
Sizinle tartışma yapmak istemiyorum cc dilemedikçe ben dileyemem.Onun gücü kuvveti her şeye yeter.
O sadece ol der oluveriri.Ondan habersiz bir yaprak yere düşmez.Tercih hakkı sizindir. cc kuluna kafi değilmidirde
başka sevgi aranmaktadır.Tabi bu dünyayı ve yakınlarımızı seveceğiz de bu ölçü hiç bir zaman islamın emrettiği
sevginin önüne geçmemelidir.Size  bir tefsir okumanızı tavsiye ederim.SELAM VE DUA İLE
Logged
güliçkimi
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Temmuz 27, 2009, 01:11:10 ÖS »

dünyayı sevmek yaratılanları sevmek gerek demi
bunun sevgisini nasıl çıkaralım içimizden
bunlar da bize yaratanı hatırlatır her daim
niye vermiş kardeş sevgisini toprak sevgisini anne baba sevgisini
insan sevgisini hayvan sevgisini

bunlar bizi ondan ayırmadıkça sana bana başkalarına ne zararı var




          Sayın ben_ can  üyemiz  size  kimse  ailenizi
   dünyayı  ve  yaratılanları  sevmeyin demiyor. Herşeyin bir  ölçüsü  olduğu  anlatılıyor.İnsanları  ve hayvanları  sevmek tabiki  güzeldir,  ama  bunları  severken   kimin yarattığını  unutmadan   aşırıya  kaçmadan  onlara  tapmadan. 

    Sevmek  imandandır.Sevdiğimizi  'ın rızası için sevmeliyiz,  dostluklarımız   sevdiklerimizde  bu  düşüncemiz  ön  planda  olmalı. 
    
         Dünyayı Rab  ve  Mabud  edinmememiz  gerek.  Biz  bunu  yaparsak  dünyada bizi  kul  ve  köle  eder.

      
         
Logged
güliçkimi
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : Temmuz 27, 2009, 01:21:19 ÖS »

          Dünya sevgisi  her türlü  hatanın  başı ve  başlangıcıdır.
Dünyasını seven ahiretine zarar verir. Tabi  ahiretini  düşünecek  aklı  varsa. Dünyayı  köprü  gibi  düşünüp  üzerinden geçmek  gerek.Salih  kullar,  mümin kullar  dünyanın güzelliklerine  aldanmazlar.  O güzelliğin sahibini  bilirler.
Logged
güliçkimi
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : Temmuz 27, 2009, 01:26:15 ÖS »

             Kişi  dünyaya rağbet  duyduğu  zaman  Teala onun kalbini körleştirir. Her  düşündüğü  şeye   bir  kılıf  buldurur  savunma  kelimeleri  üretir,  NEDEN?   NİÇİN?   v.s   
            Kişi  dünyaya  karşı  durduğu  zaman ise 'u  Teala  onun kalbini  nurlandırır. Her  gördüğü  güzelliğin sebebini  ve  verenini   görür,  bilir. İnananlarla  inanmayanlar  arasındaki  fark.
         

Logged
Faruk
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : Temmuz 27, 2009, 01:34:42 ÖS »

                               selamün aleykum

Dünya sevgisi  her türlü  hatanın  başı ve  başlangıcıdır.
Dünyasını seven ahiretine zarar verir. Tabi  ahiretini  düşünecek  aklı  varsa. Dünyayı  köprü  gibi  düşünüp  üzerinden geçmek  gerek.Salih  kullar,  mümin kullar  dünyanın güzelliklerine  aldanmazlar.  O güzelliğin sahibini  bilirler

             sayın ben_can
       Bu uyarılar sizi düşünmeye sevk etmek içindir.Bizler
       yaratıldık başı boş bırakılmıyacağız.İman ettik demekle
       kurtulamıyacağız,çünkü imtihan var.selam ve dua ile
Logged
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9771



WWW
« Yanıtla #12 : Temmuz 27, 2009, 01:35:42 ÖS »

Sevgi Rabbimizin bize verdiği lütuftur
en büyük sevgi rabbimize olmalıdır bu sevginin ötesine diğer sevgiler geçmemelidir
en kutsal sevgiler ana-baba sevgisi, evlat sevgisi, vatan sevgisi  bunların hepsi ve Rasul sevgisini
geçmemelidir.Rabbimiz bize sevmeyin demiyor fakat haddinde olmalı
bu sevgiler bize 'ın emirlerini unutturmuyorsa
onların istekleriyle 'ın emirleri arasında bir ikilem oluşturduğunda
tercihimiz 'ın emirleri olmuyorsa bu sevgiden korkulur
yoksa sevmek güzeldir zararı da yoktur
« Son Düzenleme: Temmuz 27, 2009, 01:36:38 ÖS Gönderen: RUMEYSA » Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
ben_can
Buraya bağlanmış.
***

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 139


« Yanıtla #13 : Temmuz 27, 2009, 02:43:39 ÖS »


                         selamün aleykum
SAYIN BEN_CAN
7 ARAF 102. Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk
     87 A'LA 

9 . O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.
10. ('tan) korkan öğütten yararlanacak.
11. Kötü kimse ise öğütten kaçınacaktır.
12. O ki,en büyük ateşe girecektir.
13. Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.
14. Doğrusu feraha ermiştir temizlenen,
15. Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden.
16. Fakat siz (ey insanlar! ) dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
17. Oysa ahiret daha hayırlı daha devamlıdır.
18. Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda, vardır.
19. İbrahim ve Musa'nın kitaplarında.

 
Sizinle tartışma yapmak istemiyorum cc dilemedikçe ben dileyemem.Onun gücü kuvveti her şeye yeter.
O sadece ol der oluveriri.Ondan habersiz bir yaprak yere düşmez.Tercih hakkı sizindir. cc kuluna kafi değilmidirde
başka sevgi aranmaktadır.Tabi bu dünyayı ve yakınlarımızı seveceğiz de bu ölçü hiç bir zaman islamın emrettiği
sevginin önüne geçmemelidir.Size  bir tefsir okumanızı tavsiye ederim.SELAM VE DUA İLE

 
tartışacak bir yazı yazdığımı düşünmüyoırum zate
siz alıp tartışma raddesine getiriyorsunuz
madem bu dünyada ki yaşananlardan diğer dünyada sorumluyuz
burayıda layıkıyla yaşamamız gerektiğini düşünüyorum
bunun için sevilmesi gerekirse sevilecektir elbet
uzaklaşılması gerekirse uzaklaşılacak

çok merak ediyorum benim yazdıklarımdan ne anladığınızı
 
Logged
ben_can
Buraya bağlanmış.
***

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 139


« Yanıtla #14 : Temmuz 27, 2009, 02:45:21 ÖS »


          Dünya sevgisi  her türlü  hatanın  başı ve  başlangıcıdır.
Dünyasını seven ahiretine zarar verir. Tabi  ahiretini  düşünecek  aklı  varsa. Dünyayı  köprü  gibi  düşünüp  üzerinden geçmek  gerek.Salih  kullar,  mümin kullar  dünyanın güzelliklerine  aldanmazlar.  O güzelliğin sahibini  bilirler.


 
 
ozaman ben salih kul değilim sırf yaratanın yarattığını seviyorum diye
 
Logged
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: