Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Din ve Şeriat Arasındaki fark  (Okunma Sayısı 722 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9892



WWW
« : Aralık 13, 2008, 02:39:21 ÖÖ »

http://img122.imageshack.us/img122/2267/dua1213pu.jpg
Din ve Şeriat Arasındaki fark


Din ve Şeriat Arasındaki fark

İslâm kardeşleri! İslâm hakkında konuşurken şu iki kelimeyi sürekli kullanıyoruz: biri Din, diğeri Şeriat. Fakat pek az kişi Din ve Şeriat'm gerçek anlamını biliyor. Sadece cahiller değil fakat okumuş insanlar ve pek çok din adamı bile bu iki kavram arasındaki önemli farkı kavrayamıyorlar. Bu cehalet yüzünden Din ve Şeriat sık sık biribirine karıştırılıyor ve ciddi sıkıntılar meydana geliyor.

Din'in Anlamı

"Din" kelimesi çeşitli şekillerde anlaşılıyor. İlki hakimiyet, güç, üstünlük, krallık, yöneticilik: ikincisi bunların tam tersi teslimiyet, itaat, hizmet ve kölelik, üçüncüsü ise karar vermek ve yapılanlardan dolayı ödül ve ceza almak. Bütün bu anlamlar Kur'an'da da yer almaktadır.

şöyle diyor:

" için tek gerçek Din insanın kendini O'na teslim etmesidir." (Ali-İmran, 3/19)

Burada Din, sadece 'ı güç ve görkem sahibi olarak kabul edip kendimizi O'na teslim ettiğimiz, O'ndan başka hiç kimsenin önünde alçalmadiğimiz, sadece O'nu Efendi ve Hakim olarak kabul ettiğimiz, O'ndan başka hiç kimseye kul ve köle olmadığımız ve başka hiç kimsenin ödül ve cezasını kabul etmediğimiz bir yaşam tarzıdır. Bu Dinin ismi İslâm'dır. 'tan başkasını asıl güç sahibi, yönetici, sahip, ödül ve ceza verici olarak kabul ettiğinizde, alçalarak başlarınızı onun önünde eğdiğinizde ona hizmet edip, emirlerine itaat ettiğinizde, O'nun ödülünü arzulayıp cezasından korktuğunuzda sahte bir Din meydana çıkar. Bu çeşit bir Din'i kesinlikle kabul etmez, çünkü gerçeğe tamamen aykırıdır.
Evrende 'tan başka hiç bir varlık güç ve hakimiyet sahibi olamaz. O'ndan başka birinin kulları olmak için yaratılmadık ve başka hiç kimse bizi yargılayıp ödül veya ceza veremez. Bu gerçek, Kur'an' da pek çok yerinde açıklanmıştır.

"De ki "Kim İslâm'dan başka Din ararsa onun Dini kabul edilmeyecektir." (Ali İmran, 3/85)

Yani 'ın hakimiyetini ve hükümdarlığını saymayan, başka birini efendi ve yönetici bilip ona hizmet ve kulluk eden ve onun ceza ve ödül verdiğini kabul eden biri asla 'ın geçerli saydığı bir Din'e sahip olamaz.

"Onlara bütün diğer tanrılardan yüz çevirip sadece 'a hizmet ve itaat etmeleri emredildi." (Beyyinne, 98/5)

insanları başkalarına hizmet etmeleri için yaratmadı. Bu yüzden onların sahte tanrılardan yüz çevirip teslimiyetlerini ve dinlerini sadece 'a ayırmaları gerekir. Kendilerini dürüstçe O'na adamalı ve yalnızca O'na karşı sorumlu hissetmelidirler.

Onlar 'ın Dini'nden başka bir Din mi arıyorlar? Halbuki bütün göktekiler ve yerdekiler ister istemez Ona (bütün varlıklarıyla) teslim olmuşlardır ve O'na döndürüleceklerdir." (Ali îmran, 3/83)

Yerdeki ve gökteki herşey 'ın kulları ve itaatkar hizmetlileri olup yaptıkları işlerin hesabını verecekleri tek yetkili olarak O'nu kabul ederlerken biz insanlar nasıl olur da başka taraflara meylederiz?

"O, Peygamberini, müşrikler ('a ortak koşanlar) istemeseler de, bütün dinlere galip gelmesi için yol göstericilik ve doğrulukla gönderen 'tır." (Tevbe, 9/33)

Putperestlere, ikiyüzlülere ve bu durumdan hoşlanmayarak karşı çıkacak olanlara aldırmadan sadece Kâinatın Efendisi olan 'ın kulları olarak yaşayabilmemiz için, bütün diğer sahte tanrıların hakimiyetine son vermek ve sonsuz bir özgürlük bağışlamak için bize Elçisi ile gerçek Din'i gönderdi.

"'a karşı hiç bir isyan kalmaymcaya ve bütün itaat için oluncaya kadar onlarla savaşın." (Enfal, 8/39)

Bu sözün anlamı açıktır: 'tan başkalarının hakimiyeti sona erinceye, yeryüzünde sadece O'nun kanunları geçerli oluncaya ve sadece Onun hakimiyetini kabul edip sadece O'na hizmet edinceye kadar savaşmalıyız.
Böylece Din'in şu üç anlamı ortaya çıkıyor:

'ı İlâh, Efendi ve Yönetici olarak tanımak.
Sadece O'na itaat ve hizmet etmek.
Sadece O'na karşı sorumlu olmak, O'nun cezasından korkmak, O'nun ödülünü arzulamak.
Din aynı zamanda 'ın Elçileri'ne de itaat etmeyi gerektirir. Çünkü insanlara emirlerini kitapları ve elçileriyle bildirmiştir.

"Ademoğulları! Size ayetlerimi anlatan Peygamberler geldiğinde kimler fenalıktan kaçınıp doğru yaşarsa onlar için korku ve üzüntü yoktur." (Araf, 7/35)

Hiç bir insan 'ın emirlerini aracısız alamaz. Bu yüzden 'ı yönetici olarak tanıyan birinin O'na karşı itaatkar sayılabilmesi için Peygamberlerine'de itaat etmesi ve onların gösterdikleri yoldan gitmesi gerekir.

Din, bu temel prensipleri gerektirir.

Gelin Müslüman Olalım
 MEVDUDİ
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9892



WWW
« Yanıtla #1 : Aralık 13, 2008, 02:42:42 ÖÖ »

http://media.imeem.com/p/GvCD9wJGL7.jpg
Din ve Şeriat Arasındaki fark


Şeriat'ın Anlamı

Şimdi Şeriat'a dönelim. Şeriat'ın anlamı uyol"dur. 'ın hakimiyetini, Peygamberlerini, Kitaplarını ve O'na hizmet etmeyi kabul ettiğiniz zaman Din'e girersiniz. 'a hizmet ve itaat ederken takip edeceğiniz yolun adı Şeriat'tır.
Bu yol da size tarafından Peygamberleriyle gösterilmiştir. Size 'a nasıl ibadet edeceğinizi, doğruluk ve dindarlığın ne olduğunu sahip olduğunuz hakları, iş ilişkilerinizi ve yakınlarınızla olan ilişkilerinizi nasıl idare edeceğinizi, kısacası hayatınızı nasıl yaşayacağınızı size o öğretir.


Gelin Müslüman Olalım
 MEVDUDİ
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9892



WWW
« Yanıtla #2 : Aralık 13, 2008, 02:50:01 ÖÖ »

http://inlinethumb54.webshots.com/25205/2834288900095659521S500x500Q85.jpg
Din ve Şeriat Arasındaki fark


Farklılığın Nitelikleri

Din ve Şeriat arasındaki temel fark, çeşitli şeriatlar olmasına karşın, Din'in tek ve aynı olmasıdır. Bazı şeriatlar sonradan değiştirilir ya da kaldırılır ama Din değişmez. Hz. Nuh'un, Hz. İbrahim'in, Hz. Musa'nın, Hz. isa'nın, Hz. Şuayb'n, Hz. Hud'un, Hz. Salih'in ve Hz. Muhammed'in (s.a.v.), Dinleri aynıydı fakat şeriatları bazı noktalarda ayrılıyordu.
Namazı ve orucu değişik şekillerde anlattılar. Helal ve haram hakkındaki emirler, temizlik, evlenme, boşanma, miras kuralları da birbirinden değişiktir. Buna rağmen Hz.Nuh'un, Hz.ibrahim'in, Hz.isa'nın ya da Hz.Musa'nın takipçileri de biz de hepimiz Müslümanız. Çünkü Din tektir ve herkes için aynıdır. Bu da gösteriyor ki Din, şeriatın düzenlemelerinden ve kanunlarından etkilenmez, ince ayrıntıları değişse de Din aynı kalır.
Din ve şeriat arasındaki farkı bir örnekle açıklayalım. Pek çok işçileri olan bir işveren düşünün. Eğer işçilerden bazıları onu patron olarak görmezlerse, itaate değer bulmazlarsa aslında onun işçileri olarak kabul edilemezler. Fakat onu patron bilip ona itaat etmeyi görev bilenler onun gerçek işçileridir. Yaptıkları işler ve yapış tarzları dağişik olsa da onlar gerçek işçilerdir.
Eğer işveren her işçisine değişik şekilde hizmet etmeyi öğretmişse kimsenin diğerlerinden daha iyi olduğunu iddia etmeye hakkı yoktur. Aynı şekilde iki işçi işvereni değişik şekillerde anlıyorlar ve anladıkları şekilde hizmet etmeye çalışıyorlarsa, ikisi de eşit seviyede iyi işçilerdir. Verilen emirleri yanlış anlama olasılığı olsa da, işçi itaat etmeyi reddetmedikçe kimse onu itaatsizlikle suçlayamaz ya da aforoz edemez.
Din ve Şeriat arasındaki bu farkı iyi anlayın. Hz.Muhammed'den (s.a.v.), önce Peygamberleriyle pek çok şeriat yollamıştır. Hepsi de değişik ibadet şekilleri getirmişlerdir. 'a farklı şekillerde ibadet edenlerin hepsi Müslümandır. Ve Hz.Muhammed (s.a.v), geldiği zaman şöyle ilan etmiştir: Şimdi bütün Dinleri feshediyoruz. Bundan sonra bize ibadet etmek isteyen kim varsa, son Peygamberimizle gönderdiğimiz kuralları takip etsin.
Ve ondan sonra hiç bir kulun önceki kurallara göre ibadet etme hakkı kalmadı. Yenisini kabul etmeyip eskisini uygulayan 'ın emirlerine göre değil kendi bildiklerine göre hareket edendir. Böyle bir insan artık kul değildir, dinî şekilde söylemek gerekirse bir kâfirdir.


Gelin Müslüman Olalım
 MEVDUDİ
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
S@LİH
Hep Burda
*****

Karma: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1226



« Yanıtla #3 : Aralık 13, 2008, 02:16:33 ÖS »

 
Logged



Kalpler ancak; ’ı zikretmekle mutmain olur.
ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #4 : Temmuz 25, 2009, 03:43:06 ÖS »

 
Logged

güliçkimi
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Temmuz 25, 2009, 03:44:19 ÖS »

Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: