|
RUMEYSA
|
 |
« Yanıtla #1 : Kasım 01, 2008, 09:13:20 ÖS » |
|
 Bilgisiz İslâm Olmaz Cahilliğin Tehlikeleri
Kardeşlerim! İşaret ettiğim noktalan iyi dinleyin. Öncelikle bilgiye dayanan ve varlığından sonsuz şükran duyduğumuz, 'ın bu en büyük hediyesine sahip ya da ondan yoksun olmak onu anlayışınıza bağlıdır. Bilgisiz kalırsanız bu hediyeyi tam anlamıyla alamazsınız. Eğer bilginiz onun sadece küçük bir parçasını almaya yetiyorsa, gözünüzü açıp cehalete karşı savaşmadıkça bu muhteşem hediyenin o küçük parçasını bile kaybetme tehlikesiyle sürekli karşı karşıyasınız demektir. islam ve küfür ( 'ın yolgöstericiliğini reddetmek ve nankörlük) arasındaki farktan islam ve şirk( 'a başka ilâhları ortak etmek) arasındaki bağdaşmazlıktan habersiz yaşayan bir insan zifiri karanlık bir yolda yürüyor gibidir. Büyük bir olasılıkla kaybolacak ya da ne olduğunun farkına varmadan başka bir yola sapacaktır. Belki de "Sen karanlıkta yolunu kaybettin. Gel seni gideceğin yere götüreyım" diyen Şeytan'ın tatlı sözlerine kenacaktır. Zavallı yolcu, doğru yolu kandi gözleriyle görmekten aciz, Seytanın ellerine sığınacak ve yoldan çıkacaktır. Kendi ışığı olmadığından yoldaki işaretleri farkedemeyecek ve tehikelerle yüzyüze gelecektir. Eğer ışığı olsaydı ne yolunu kaybeder ne de kaybolurdu.
Bu örnek gösteriyor ki karşılaşacağınız en büyük tehlike Islamı bilgilerdeki cahilliğiniz ve Kur'an'a ve Hz.Muhammed'in, (s.a.v), yol göstericiliğine karşı olan ilgisizliğinizde. Fakat eğer bilginin ışığıyla aydınlanırsanız yaşamınızın her aşamasında İslam'ın parlak yolunu apaçık görür ve küfrün, Şirk'in ve ahlaksızlığın onunla çakışan yollarını ayırdeder, onlardan sakınırsınız. Ve ne zaman yolda yalancı bir rehbere rastlasanız, birkaç kelimeden sonra onun izlenecek rehber olmadığını anlarsınız. Kardeşlerim! Sizin ve çocuklarınızın gerçek Müslümanlar olabilmeniz ve öyle kalabilmeniz, önemine bir kez daha değindiğim bu bilgiye bağlıdır. Bu önemsenmeyecek , sıradan bir konu değildir. Toprağınızı işlemeyi, ekinlerinizi sulamayı ve korumayı, hayvanlarınıza yem vermeyi, yani işlerinizin yolunda gitmesi için gerekli olan şeyleri ihmal etmezsiniz. Çünkü o zaman açlıktan öleceğinizi bilirsiniz. O zaman niçin Müslüman olmanız ve kalmanız için gerekli olan bilgiye karşı kayıtsız kalıyorsunuz? Böyle bir kayıtsızlık yaşamdan çok daha değerli bir hediye olan İmanınızı kaybettirmez mi size? İman hayatın kendisinden daha değerli değil mıdır? Zamanınızın ve emeğinizin büyük bir kısmını fiziki varlığınızı sürdürmek için harcıyorsunuz. Niçin zamanınızın ve enerjinizin onda birini olsun size şimdiki ve gelecekteki hayatınızda gerekli olan İmanınızı korumak için harcamıyorsunuz? Sizlerden bilgin olmanızı, cilt cilt kitaplar okumanızı ve hayatınızın büyük bir bölümünü bilgi peşinde koşarak geçırmenizi istemiyorum. Müslüman olmak için bu kadar çok çalışmak gerekli değildir, istediğim sadece günde yirmi dört saatin bir saatini Din'iniz için, yaşam tarzınız İslam için bilgi edinmeye ayırmanız. Herbiriniz, genç ya da yaşlı, erkek, ya da kadın, Kuranla-ki bilgilerin özünü ve gönderilmesindeki amacı anlamaya yetecek bilgiye sahip olmalısınız. Bu dünyada yerine getirmesi için Hz.Muhammed'e,(s.a.v), verilen görevi iyice anlayabilmelisiniz. Yıkmaya geldiği kokuşmuş düzeni ve sistemi görebilmelisiniz. 'ın Müslümanlar için belirlediği yaşam tarzını tanımalısınız. Bu basit bilgileri edinmek için o kadar çok zamana ihtiyacınız yok. Eğer İmanın değerini bilirseniz, günde bir saatinizi buna ayırmak hiç de zor değildir.
Gelin Müslüman Olalım MEVDUDİ
|