Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Başörtüsünün ekosistemdeki yeri ve önemi  (Okunma Sayısı 98 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9892



WWW
« : Ekim 11, 2010, 11:04:48 ÖS »

http://www.sde.org.tr/Images/News/Large/1ae5e86a16589274.jpg
Başörtüsünün ekosistemdeki yeri ve önemi
Başörtüsünün ekosistemdeki yeri ve önemi
                  Nihal Bengisu Karaca-Haberturk,  08 Ekim 2010
TARHAN Erdem, 2007 yılındaki analizini tekrarlıyor. Üniversitelerdeki başörtüsü yasaklarının kalkması halinde başörtülü sayısının artacağını, başı açıkların yaşamlarının zorlaşacağını söylüyor.

Tarhan Erdem'e, insan hayatlarına, doğal hayatı belirleyen besin zinciri üzerinden bakmasını yakıştıramıyorum. Sayılarla fazla iştigal etmekten ileri gelen bir yorgunluk ya da özetleme ihtiyacı mı bu? Sözlerinden, başörtülü ve başı açık oranları arasındaki muvazeneyi korumazsak doğanın, pardon toplumun dengesinin bozulacağı sonucu çıkıyor

Bu, "Tarla farelerinin sayısı azalırsa çekirgelerin sayısı artıyor, bu da bitki örtüsüne zarar veriyor, organik tarım yapamıyoruz" demek gibi bir şey... Hatırlatmak gerekir mi bilmiyorum, toplum bilimin konusu insandır ve insan hayatları salt deterministik süreçlerle ilerlemez, insanların ve toplumların hayatlarında öngörülebilen ve öngörülemeyen dinamiklerin birbiriyle yaptığı yüzlerce değişik kombinasyon bulunur.

Erdem, son yıllarda başını örten kadınların sayısında artış olduğunu, bu durumun üniversitelerdeki serbesti ile beraber zirveye ulaşacağını ve bunun "mahalle baskısı" denilen sonucu doğuracağını düşünüyor. Mahalle baskısı, daha doğrusu "baskı" kavramı, mevzunun nirengi noktasıdır. Örtünen kadın sayısının artmasının bir nedeni "sistemin sistemli baskısı"dır. Bir ayağı "kutsal"a bakan ve yaşanılan ülkenin paylaşılan bir geleneğine tekabül eden bir formu ısrarlı bir biçimde yasaklamak, onun anlamını derinleştirir, hatta bir dinsel fetiş haline getirir.

Ben başörtüsü konusundaki sıkıntılar bittiğinde ve başı örtebilme özgürlüğünün belirli bir yasal düzenlemeyle güvenceye kavuşması halinde, başörtülü olmaktan vazgeçenlerin yavaş yavaş artacağını düşünüyorum; örtünmeye yüklenen anlamda da belirli bir zemin kaybının olabileceğini.
Zira başörtüsü takmak, diyet yapmak gibidir. Her safhasında ince ayar bir nefis terbiyesi vardır, iç mücadele vardır. Diyet yapmayı yasaklarsanız insanlar, "Benim bu terbiyeye, bu diyete ihtiyacım var, ne hakla yasaklarsın" diyerek "diyet yapma haklarını" savunurlar. Fakat yasağı kaldırdığınızda, masadaki yiyecekler karşısında dirayetini koruyanlar olduğu gibi, direnci düşecek olanlar da çıkacaktır.

Batılı yaşam tarzı ve kodları, moda-medya-kozmetik sektörlerinin cazip kıldığı rol modellerine benzeme isteği, kadın doğasının içeriden yaptığı "beğenilme/güzel bulunma/tercih edilme" arzusu, sekülerleşen hayatın kafa karıştırıcı sinyalleri derken kendisini başı açık kadınların dünyasında bulacaktır birçok genç kadın. Nitekim geçtiğimiz zaman zarfında çalışma hayatına atılan pek çok başı örtülü kadın da, gerek her adımda bir yasağa toslamak gerekse modern yaşam/giyim tarzının daha cazip gelmesi gibi nedenlerle başlarını açmayı tercih etmişlerdir.

Onlar gayet dindar, muhafazakâr ortamlarında bu tercihi yaparken karşılaşabilecekleri mahalle baskısını göze alabilmişlerse, emin olun zaten başı açık olan kardeşlerimiz de başörtülülerin artması ihtimalinde yaşanması muhtemel mahalle baskısını delmenin bir yolunu bulurlar; kimsenin endişesi olmasın.
Ben başörtüsünün/tesettürün öncelikle bütün dinlerde, ayrıca Kuran'da ve İslam geleneğinde bir karşılığı, yeri ve anlamı bulunduğuna inanan biriyim. Dolayısıyla "Yasaklar kalktığı zaman başörtülü sayısı azalır" gibi tahminlerde bulunmakla beraber bu olasılığı sevindirici bulanlardan değilim. Bunları Tarhan Erdem ve onun gibi endişeleri olanların analizlerine katılmadığımı ve üzüntülerinin mesnetsiz olduğunu belirtmek için yazıyorum.
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #1 : Ekim 13, 2010, 05:10:44 ÖS »

Ben başörtüsü konusundaki sıkıntılar bittiğinde ve başı örtebilme özgürlüğünün belirli bir yasal düzenlemeyle güvenceye kavuşması halinde, başörtülü olmaktan vazgeçenlerin yavaş yavaş artacağını düşünüyorum; örtünmeye yüklenen anlamda da belirli bir zemin kaybının olabileceğini.
Zira başörtüsü takmak, diyet yapmak gibidir. Her safhasında ince ayar bir nefis terbiyesi vardır, iç mücadele vardır. Diyet yapmayı yasaklarsanız insanlar, "Benim bu terbiyeye, bu diyete ihtiyacım var, ne hakla yasaklarsın" diyerek "diyet yapma haklarını" savunurlar. Fakat yasağı kaldırdığınızda, masadaki yiyecekler karşısında dirayetini koruyanlar olduğu gibi, direnci düşecek olanlar da çıkacaktır.
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: