|
ruveyda
|
 |
« : Ekim 08, 2011, 10:40:34 ÖS » |
|
Kocaeli'nde 338. Hafta Başörtüsü Eylemi;338.hafta 8 SENELİK BİLİM DIŞI KESİNTİSİZ EĞİTİME SON VERİLSİN. 28 ŞUBAT UYGULAMALARINA SUSMAYACAĞIZ
Başörtüsüne Özgürlük basın açıklamalarının 338.si 8 Ekim 2011 tarihinde İzmit (Sabri Yalım) İnsan hakları Parkında yapıldı.Basın açıklamasını *KOCAELİ *(KARTEPE) *İNSAN HAKLARI ve DAYANIŞMA DERNEĞİ* üyesi Behlül METİN okudu. Konusu 28 Şubat ürünü 8 senelik kesintisiz eğitim ve bunun çocuklar üzerinde oluşturduğu tahribatdı.
BAŞÖRTÜSÜNE ÖZGÜRLÜK 338.HAFTA BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ:
Değerli halkımız ve basın mensupları, 338. hafta basın açıklamamıza hoş geldiniz.28 Şubat Askeri vesayet rejimi ürünü olan ve hala uygulanmakta olan, çağdışı ve bilimdışı, 8 yıllık kesintisiz eğitim sistemine derhal son verilmesini istiyoruz. 75 milyon halk 3 - 5 , darbeciden ibaret olan küçük azınlığın dayattığı kararlara, daha ne kadar mahkum olmaya devam edecek?
Halkın, % 50 gibi büyük bir çoğunlukla seçtiği vekiller, bu askeri vesayet rejimi dayatmalarının sürmesine daha ne kadar göz yumacak?
1997 yılına kadar 5+3 şeklinde olan eğitim sistemi, 1997 yılı 28 Şubat'ında hangi ihtiyaç gereği olarak uygulamaya konmuş ve eğitim sistemini sarsacak bir değişikliğe gidilmiştir?. Herkes şunu çok iyi bilmektedir ki, 8 Yıllık kesintisiz eğitim bir ihtiyaçtan doğmamıştır. Halk, Refah Partisini iktidar yapınca paniğe kapılan oligarşi, faturayı bu konuda en büyük pay sahibi gördüğü İmam Hatip okullarına kesmiştir. İmam Hatiplerin Lise kısımlarında okuyanlarının, katsayı adaletsizliği ile üniversiteye girmesine engel olunurken, orta kısımlarını da kapatıp, devre dışı bırakmak için, çağdışı Kesintisiz 8 Yılık Eğitim sistemi dayatılmıştır.
28 Şubat Cuntacılarının ısrarla söyledikleri bir cümle vardı, "8 Yıllık Kesintisiz Eğitimden amaç, tek tip insan yetiştirmek." Hitler Almanya'sının benzeri faşist, çağdışı ve gerici bir anlayış ne yazık ki, halktan hiçbir desteği olmayan minik azınlık tarafından, bu ülkede baskıyla ve yeri geldiği zaman namlunun ucunu gösterilerek, tehditle dayatılmıştır. Gözdağı vermek için Sincan'da tanklar yürütülmüştür. Bu faşist anlayışı lanetliyoruz. Tek tipçi, çağdışı anlayış, hiç bir zaman medeni, demokratik ve uygar ülkelerde uygulanamaz. Bu olsa olsa, Afrika Muz Cumhuriyetleri' nin anlayışı olabilir. Görüyoruz ki artık, oralarda bile bu anlayış kalmadı. Fakat bizim ülkemizde, bu yamyamlık hala piyasada dolaşıyor.
Bu gerici kafaların, bilimdışı ve pedagojik kurallara ters düşen 8 Yıllık Kesintisiz Eğitim dayatması sonucunda, birinci sınıfa giden 7 yaşındaki bir çocukla, 8'inci sınıfa giden 14- 15 yaşındaki çocuklar, aynı mekanda, aynı bahçede, aynı koridorlarda eğitim görmektedir. Bunun doğurduğu sakıncaları her veli bizzat yaşayarak görmektedir. Büyük sınıflarda okuyan çocuklar, küçükleri dövmekte, haraç çeteleri oluşarak, küçükleri okul dışında haraca tabi tutmakta, tacizler oluşmakta ve büyükler edindikleri kötü alışkanlıkları, aynı ortamı paylaştıkları küçüklere aktarmaktadırlar.
Resmi kurumlarca ve araştırma şirketlerince yapılan bilimsel istatistikî araştırmalara göre, Türkiye'de her 12 gençten birisinin çete üyesi olduğu, sigara kullanma yaşının son yıllarda düşerek 10'a, alkole başlama yaşının 11'e ve uyuşturucu ile tanışma yaşının 12'ye indiği tespit edilmiştir.Bunlar son 10 yılda olmuştur. İşte 28 Şubat askeri vesayet anlayışının, 3-5 darbecinin, İmam Hatip okullarının orta kısımlarına engel olacağım diye, bu halka dayattığı 8 Yıllık Kesintisiz Eğitim sisteminin çocuklarımızı getirdiği nokta bu!.. Buna hangi akıl ve vicdan sahibi veli rıza gösterir?
Yapılması gereken şey, hiç bir bilimsel mantığı bulunmayan bu çağdışı eğitim sistemine son verip, en kısa sürede 5+3 gibi veya, 1+4+4 gibi bilimsel, çağdaş, pedagojiye uygun eğitim sistemine geçilmesidir. Çocuklarımızın ruh ve beden sağlığı için, sağlıklı nesiller yetiştirmek için, zararın neresinden dönülürse kârdır.
Yetkililere sesleniyoruz! Halk sizi, % 50 oyla oranıyla seçip, meclise gönderdi. Bu askeri vesayet ürünü, çağdışı, gerici, bilimsellikten uzak eğitim sistemini değiştirmek için daha ne bekliyorsunuz? Büyük çocuklarla, küçük çocukların bir arada eğitim görmesinin doğurduğu sonuçlar, çeteleşmenin artması, sigara ve alkol alışkanlığı, uyuşturucu kullanma yaşının düşmesi, sizleri rahatsız etmiyor mu? Sizin çocuklarınız yok mu?
Halk olarak size çağırıda bulunuyoruz! Artık bu 3-5 darbeci zihniyetten çekinmeyi ve korkmayı bırakın! Bunların faşist uygulamalarına son verin! Korkmayın! Halk olarak arkanızda biz varız! Artık, Hiçbir şey eskisi gibi olamaz. Bu halkın selameti, gençliğimizin kurtuluşu için, bunların çağdışı uygulamalarına derhal son verin! 28 Şubat dönemi askeri vesayet anlayışı uygulamaları ile yaşamak istemiyoruz! Sizleri, önümüzdeki eğitim döneminde, daha fazla geç kalmadan, bu değişikliği yapmaya davet ediyoruz. Katıldığınız için hepinize teşekkür ederiz.
*KOCAELİ *(KARTEPE) *İNSAN HAKLARI ve DAYANIŞMA DERNEĞİ  Başörtüsü Eylemlerinde Bu Hafta  Başörtüsü Eylemlerinde Bu Hafta Sakarya'da 317. Başörtüsü PlatformuSakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, Hacettepe, Kocaeli, Erciyes, Dicle gibi üniversitelerde yasakçı öğretim görevlilerinin başörtülü öğrencilere hakaret ya da notla tehdit ettiğini bildirdi. Başörtüsü Platformu: Yasak bitmedi, üniversitelerde baskı var - SAKARYA Bir grup platform üyesi, Adapazarı Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. Grup adına açıklamayı okuyan Bahaeddin Kuruoğlu, başörtüsü yasağının üniversitelerde devam ettiğini söyledi. Kocaeli, Hacettepe, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara, Erciyes, Dicle gibi çeşitli üniversitelerde bölüm ya da öğretim görevlisi bazında başörtüsü yasağının uygulandığını dile getiren Kuruoğlu şunları kaydetti: "Keyfi ve yasal dayanaktan yoksun başörtüsü engelleri yeniden karşımıza çıkmaktadır. Mart 2010'da Yükseköğretim Kurumu'nun 'başörtülülerin sınıftan atılamayacağı, sadece haklarında tutanak tutulabileceğine dair genelgeye rağmen bazı üniversitelerde başörtüsü yasağının katı şekilde uygulamasının önüne geçilemediği görülmektedir. Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü'nün bazı fakültelerinde öğrenciler herhangi bir problem yaşamayarak derslere girebilirken, Fen-Edebiyat Fakültesi ile Eğitim Fakültesi'nde yasak ısrarla sürdürülmeye çalışılıyor. Özellikle Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü'nde başörtülü öğrenciler kapıdan içeri alınmazken, Eğitim Fakültesi'nde de öğretim görevlileri, olmayan yasağı uygulamakta ısrar etmektedir."Bu uygulamaların yanında öğrencileri konuşmak için bile odalarına almayan öğretim üyeleri bulunduğunu vurgulayan Kuruoğlu "Öğrencileri dersten bırakma, sınıfta bırakma ve soruşturma açma gibi tehditlerle sindirmeye çalışmaktadır. Derslerine devam etmek için okul kapısında peruk ve şapka takmak zorunda kalan kız öğrenciler, özgürlük karşıtı şahsiyetlerin sözlü saldırılarına da maruz kalmaktadır. Bu noktadan hareketle, yapılacak olan yeni anayasada temel hak ve özgürlüklere özellikle vurgu yapılması gerekmektedir." diye konuştu
|