Faruk
Süper Moderatör
Hep Burda
   
Karma: 0
Online
Mesaj Sayısı: 1212
|
 |
« : Şubat 08, 2012, 03:14:33 ÖS » |
|
İneğin Mahiyeti Hakkında Soru Sormaları قَالُواْ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لّنَا مَا هِيَ قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لاَّ فَارِضٌ وَلاَ بِكْرٌ عَوَانٌ بَيْنَ ذَلِكَ فَافْعَلُواْ مَا تُؤْمَرونَ 68 - Dediler ki: «Rabbine dua et de bize onun (ineğin) ne olduğunu bildirsin» (Musa): «Muhakkak O ( ) diyor ki: «O inek ne fazla yaşlı ne fazla genç ikisi arasında bir inektir.» (Musa) artık emredildiğiniz şeyi yapın.» (dedi). İsrailoğulları Rasulleri Musa'yı zora koşmak için dediler ki: «Rabbine dua et de bize onun nasıl bir inek olduğunu bildirsin.» Onların; «Rabbine dua et» demeleri çok çirkin bir sözdür. Sanki Musa'nın Rabbi başka, kendilerinin rabbi başkadır. Oysa (cc) onların da rabbiydi ve «Rabbimize dua et» diyebilirlerdi. Fakat onlar nankör ve kaba kimselerdi. Dilleriyle 'a ve resulüne iman ettiklerini söylüyorlardı, fakat iman kalblerine yerleşmemişti. «Muhakkak O ( ) diyor ki: «O inek ne fazla yaşlı ne fazla genç ikisi arasında bir inektir.» Takındıkları bu tavra rağmen Musa (a.s) istediklerini yaptı ve kesilecek inek hakkında bilgi vermesi için 'a dua etti. (cc) da inek hakkında: «O inek orta yaşta, güçlü, kuvvetli bir inektir» buyurarak vasıflarını bildirdi. «(Musa): artık emredildiğiniz şeyi yapın.» (dedi).»
(cc), ineğin vasıflarını zikrettikten sonra, Musa (as), İsrailoğullarına: «Artık emredildiğiniz şeyi yapın» dedi. Buna rağmen İsrailoğulları 'a ve onun Rasulüne teslim olmuyor, emrolundukları şeyi yerine getirmiyor ve hala oyalayıcı sorular sormaya devam ediyorlar. İşte bu davranışları, onların hakiki manada iman etmemiş olduklarını ortaya koymaktadır. Gerçekten iman eden kişi, ve Resulünün emrine derhal tabi olur ve tatbik eder. Fakat İsrail oğullarında maalesef böyle güzel bir karakter mevcut değildir. İşte her kim, 'ın resulü Muhammed (s.a.s)'in getirmiş olduğu şeyleri tasdik etmez, onlarla amel etmez veya bu konuda tereddüt ederse, İsrail oğullarına benzemiş, onların karakterine sahip olmuş ve kafirlerden olmuş olur. İneğin Rengi Hakkında Sormaları قَالُواْ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا لَوْنُهَا قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَاء فَاقِعٌ لَّوْنُهَا تَسُرُّ النَّاظِرِينَ 69 - Dediler ki: «Rabbine dua et de bize onun rengini bildirsin.» (Musa) dedi ki: «Muhakkak O ( ) diyor ki: O sapsarı bir inektir, rengi bakanlara sevinç verir.» İsrail oğulları terbiyesizliklerine, itaatsizliklerine, saygısız-lıklarına yine devam etti ve bir önceki ayette söylemiş oldukları sözü tekrar söyleyerek bu kez Musa'dan ineğin renginin ne olduğu hakkında bilgi istediler. Musa (a.s) da onlara; « O, rengi koyu sarı olan ve bakanların hoşuna giden bir inektir» diye cevap verdi.
İneğin Mahiyeti Hakkında ikinci Kez Soru Sormaları قَالُواْ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِيَ إِنَّ البَقَرَ تَشَابَهَ عَلَيْنَا وَإِنَّآ إِن شَاء اللَّهُ لَمُهْتَدُونَ 70 - Dediler ki: «Rabbine dua et de bize onun ne olduğunu (iyice) açıklasın. Bize göre bütün inekler birbirine benzerler. Eğer dilerse muhakkak bizler hidayete erenlerden oluruz.» İsrailoğulları ineğin mahiyeti hakkında soru sormaya devam ediyorlar ve daha önce takınmaş oldukları terbiyesiz tavrı yine takınıyorlar. Bu kez Musa'dan, inek hakkında daha geniş bilgi vermesini istediler. Mazeret olarak da bütün ineklerin birbirine benzemesini getirdiler. Yani; Sayılan vasıflarda bir çok inek olduğunu, bu sebeple kesilmesi istenen inek hakkında daha detaylı bilgi verilmesi gerektiğini ve bu bilgi verilince 'ın izniyle ineği bulup keseceklerini söylediler. Eğer söyledikleri sözün sonucunu 'ın dilemesine bağlamamış olsalardı, (cc) aradıkları sıfatlara sahip ineği bulmalarına izin vermeyecekti. İnşallah dedikleri için (c.c), ineği bulmalarına izin verdi
İneği Kesmeleri قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لاَّ ذَلُولٌ تُثِيرُ الأَرْضَ وَلاَ تَسْقِي الْحَرْثَ مُسَلَّمَةٌ لاَّ شِيَةَ فِيهَا قَالُواْ الآنَ جِئْتَ بِالْحَقِّ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُواْ يَفْعَلُونَ 71 - (Musa) dedi ki: «Muhakkak O ( ) diyor ki: «O inek zillete uğramamış, çift sürmemiş, toprak sulamamış bir inektir. Onda alaca (renk) da yoktur». Dediler ki:«İşte şimdi sen hak olan şeyle geldin.» Ve onu (ineği) kestiler. Az kalsın bunu yapamayacaklardı. İsrailoğulları, inek kesmenin 'tan bir emir olduğunu biliyorlardı. Ama şüphe ediyorlardı. Daha en başta: «Bizimle alay mı ediyorsun?» demişlerdi. İnek hakkında Musa (a.s)'ya bir çok soru sorarak direttiler. Musa (as)'ın kendilerine vermiş olduğu cevapların 'tan geldiğini bildikleri halde itirazcı ve inkarcı tavırlarını sürdürdüler. Nihayet Musa (a.s) son olarak inek hakkında şu bilgiyi verdi: «Bu inek, daha önce sayılan vasıfları üzerinde bulunduran, aynı zamanda kendisinde herhangi bir eksiklik bulunmayan, çift sürmemiş, tarla sulamamış ve rengi alacalı olmayan yani her yeri sarı olan bir inektir.» «İşte şimdi sen hak olan şeyle geldin.» Ve onu (ineği) kestiler. Az kalsın bunu yapamayacaklardı.» Onlar, sanki daha önce nebileri hakkı söylememiş gibi, yapılan en son açıklamadan sonra: «İşte şimdi bize hakkı getirdin» dediler. İşte bu şekilde nebilerini sıkıştırdıkları için ceza olarak, da onları sıkıştırdı. Kolay bulamayacakları vasıflarda bir inek kesmelerini emretti ve bu ineği bulmayı onlara zorlaştırdı. Uzun müddet aradıktan sonra, bu vasıflara sahip ineği bir delikanlıda buldular. İnek o delikanlıya babasından miras kalmıştı. Bu yüzden onu satmak istemedi. Fakat, kesildikten sonra derisini dolduracak kadar altın verilmesi şartıyla ineğini sattı. İsrailoğulları bu şartla ineği alıp kestiler. Ama az kalsın bunu yapamayacaklardı. Yani, bu vasıflarda bir inek bulamayacak ve 'ın emrini yerine getiremiyeceklerdi.
(c.c) kesilmesi gereken ineğin vasıflarını zikrettikten sonra ineğin niçin kesilmesi gerektiğini de belirtiyor.
[
|