Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Allah'ı Sever Gibi Sevmek  (Okunma Sayısı 236 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
svgi
Burada
**

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 52


« : Ekim 10, 2008, 09:54:47 ÖS »

Bakara Suresi

163- Sizin ilahınız tek bir ilahtır; O'ndan başka hiç bir ilah yoktur; O, bağışlayandır, esirgeyendir.

164- Gerçek şu ki, göklerin ve yerin yaratılmasında gece ile gündüzün ard arda gelişinde, insanlara yararlı şeylerle denizde yüzen gemilerde, 'ın yağdırdığı ve kendisiyle ölümünden sonra yeryüzünü dirilttiği suda, her canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgârları estirmesinde, gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçekten âyetler vardır.


165- Ama hâlâ 'a rakip gördükleri varlıklara inanmayı tercih eden

("O'na ortak koşarlar..." Onlar, 'ın belirli nitelik ve güçlerini başkalarına atfetmişlerdir ve bu yüzden O'nun haklarını başka ilâh-lara verirler. Örneğin, tüm tabiat güçleri üzerinde kontrolün sadece 'ın elinde olmasına, yaratıklarının ihtiyaçlarını karşılama, onların dua ve isteklerini duyma gücüne sadece 'ın sahip olmasına, gizli ve açığı sadece O'nun bilmesine rağmen, yine de başkalarını yardıma çağırırlar; 'ın sıfat ve güçlerini başkalarına atfederler ve böylece O'na ortak koşmuş olurlar.

Kullarının O'nu Tek Hakim olarak kabul etmeleri, O'nun önünde secde etmeleri, gizli ve açıkça yalnız O'ndan korkmaları, 'ın kayıtsız-şartsız hakkıdır. Fakat kullar bu hakların bir kısmını veya hepsini başkalarına verirlerse o zaman O'na ortak koşmuş olurlar. Neyin haram, neyin helâl; neyin pis, neyin temiz olduğunu belirleme hakkı da 'a mahsustur. Kullarının hak ve görevlerini belirleme, onlara belli yasaklar koyma otoritesi de O'nundur. Bu nedenle, bu haklardan bir kısmını kendisine ait kabul eden kimseler şirk koşmuşlardır. Hakim olarak tanınmak sadece O'na lâyıktır. Kulları olarak insanlar, O'nun emirlerini nihâî otorite olarak kabul etmeli ve doğru yola ulaşmak için O'na yönelmelidirler. O halde bu hakları 'tan başkasına veren kişi, ortak koşmuş demektir. Aynı şekilde bu nitelik ve haklardan herhangi birine sahip olduğunu iddia eden ve başkalarının, bu özelliklerin kendilerinde bulunduğuna inanmalarını isteyen kişi ve kurumlar, resmen ilâhlık iddiasında bulunsalar da, bulunmasalar da kendilerini 'a ortak koşmuş olurlar.)

ve onları [yalnızca] 'a özgü [olması gereken] bir sevgi ile seven insanlar var: halbuki imana ermiş olanlar, 'ı başka her şeyden daha çok severler.    

('a inanmak; kişinin O'nun isteğini, kendi dileğine veya başkalarının isteklerine tercih etmesini ve tüm diğer arzuları O'nun yolunda feda edecek kadar O'nu sevmesini gerektirir.)

Zulüm yapmaya şartlanmış olanlar, [Kıyamet Günü] azaba uğratıldıkları zaman görecekleri gibi,  bütün kudretin yalnızca 'a ait olduğunu ve 'ın cezalandırmada ne çetin olduğunu da keşke görselerdi! 

166. [O Gün, haksız yere] kutsananlar,
(“izlenenler” -yani azîz ve “kutsal şahsiyet” oldukları iddia edilenler. )  kendilerine tâbi olanları tanımazlıktan gelecekler ve onlara tâbi olanlar, bütün ümitleri  paramparça olmuş bir şekilde [kendilerini bekleyen] azabı çekeceklerdir!

167. Ve sonra o tâbi olanlar, “[Hayatta] ikinci bir fırsat yakalasaydık da onların bizi tanımazlıktan geldiği gibi biz de onları görmezden gelip reddetseydik!” diyecekler. Böylece, yapıp-ettiklerini onlara acı bir pişmanlık [duygusu] tattırarak gösterecektir; ve onlar ateşten çıkarılmayacaklardır.

Logged
Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7654



« Yanıtla #1 : Ekim 10, 2008, 10:59:11 ÖS »

  .Kardeşim.
Logged

Sade
Hep Burda
*****

Karma: 13
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3099



« Yanıtla #2 : Ekim 17, 2008, 02:19:02 ÖS »

 
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: