Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: ALIŞMIŞTIK SANA AMA GİDİYORSUN  (Okunma Sayısı 376 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sade
Hep Burda
*****

Karma: 13
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3099



« : Eylül 29, 2008, 08:20:32 ÖS »


                                    http://img523.imageshack.us/img523/290/7salavatuz4fp0.gif
ALIŞMIŞTIK SANA AMA GİDİYORSUN



ALIŞMIŞTIK SANA AMA GİDİYORSUN

Kim Teala yolunda bir gün oruç tutsa, onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.'' Peygamber müjdeleriyle sevinmiştik. Ramazan ayını Yüce bize lütfetmişti,

; Bir daha ki Ramazana kim öle kim kala;

Sevmiştik seni Ey şehri ramazan. Sefa geldin diye methiyeler okumuştuk;

; Onbir aylık yoldan geldin, Müminlere misafir oldun,

Sefa geldin bize geldin, Ey Mübarek Ramazan

Çalışan kimseler kazanır, Müminler oruca özenir, Oruç sevmeyenler dert kazanır,

Sefa Geldin ey Mübarek Ramazan

Evvelin rahmet, evsatın mağfiret, Ahirin cehennemden azat ettirmek, Buyurmuş Hazret-i Muhammed
Sefa Geldin ey Mübarek Ramazan; diye.

Ama şimdi gidiyorsun, hem de onbir ay gelmemek üzere;

Alışmıştık sana, sahura kalkışla başlayan imsak vaktini aşmak korkusuyla bir yandan yemekle içmekle meşgul olup çocukluğumuzdan alıştığımız; ağzım burnum arıca, niyet ettim oruca; tekerlemesiyle niyet ediyorduk.

Kaptık mı Kur; an kitaplarımızı, mukabele dinlemeye gidiyorduk. Peygamber ve Cebrail aleyhi selamların sünnetini yerine getirmenin heyecan ve mutluluğunu duyarak dinliyorduk Kur; an bülbülleri hafızları.

Orucumuza zarar gelmesin diye dikkat kesiliyor, Yalandan, gıybetten korunmanın yollarını zorlamaya çalışıyorduk.

Ramazanın kendine has heyecan ve telaşları da var.

Akşam iftarda yenecek şeylerin hazırlanışı ayrı bir telaş,

İftar vaktine yetişmek için gayret etmek ayrı bir telaş,

İftar vaktini beklemek ayrı bir telaştır.

Nasıl telaşlanmayalım ki,; Oruçlunun iftar sevincinin Rabbine kavuşma sevinciyle eş tutulduğu anın yaşanması anıdır ifrat vakti. Öğle buyurmuş Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed Efendimiz. 'Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir;

Yemekler yenince akşam namazı, sonra gelsin çaylar, yine telaş, çünkü evin ahalisi teravih namazına gitme hazırlığına başlamıştır.

Böylece devam den tatlı telaşlar bitmek üzeredir, şimdilerde gitmeye hazırlanıyor Aziz misafir. Gidiyor hem de, onbir ay gelmemek üzere;

; Hüzünle birlikte elveda demek zamanı geldi çattı; Ey Mübarek Kur'an ayı, Saimlere gufran ayı, Müminlere ihsan ayı, Şehri Mübarek elveda!

Gündüzlerin rahmet idi, Gecelerin nimet idi, Âşıklara vuslat idi, Şehri Mübarek elveda!

Hakkıyla kadrin bilmedik, Pek çok kusurlar eyledik, Nâdim olup tövbe ettik, Şehri Mübarek elveda!...   
 

 
 
 
 
 
« Son Düzenleme: Eylül 29, 2008, 08:24:11 ÖS Gönderen: RUMEYSA » Logged

Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7654



« Yanıtla #1 : Eylül 29, 2008, 08:56:58 ÖS »

 
Logged

RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9892



WWW
« Yanıtla #2 : Eylül 29, 2008, 09:08:05 ÖS »

elveda ey ramazan

--------------------------------------------------------------------------------

Yıllar dönüp–geçiyor, ömür gidiyor. Her geçen gün ölüme biraz daha yaklaşıyoruz. Ölüme hazırlık açısından Ramazanlar–bayramlar bulunmaz fırsatlardır ve de büyük nasiplerdir.

Herşeyden evvel Ramazan’ın yakalanan büyük fırsat ve de ilahi nimet olarak bize kazandırdıklarını korumak konusunda titiz olmalıyız. Zira bizce Ramazan gelip–geçici bir mevsim değil, mesajı, tesirleri ve verdiği mutlulukla bir yılı kuşatacak, etkili bir hadisedir.

Ramazan ve içinde barındırdığı oruç bize ne kazandırdı ise bunların kalıcı, bir hal ve ahlâk olarak korunması bir zarurettir. Her biri birer hazine olan, bu kazanımların bazılarını vurgulayalım:

1. Halis ve zengin bir niyet: Ramazan ve orucun temel esprisini taşıyan halis niyet yani ihlas en büyük ilahi nimettir ve ömür boyu bizlere lazım olacak en yüce haslettir.

Niyetin halis olması, İslam’ın temeli olan ihlasın hal ve ahlâk tarzı haline getirilmesi demektir. Zengin olması ise onun bütün hayata ve herşeye şamil kılınması demektir. Ramazan ve orucun en büyük kazanımı budur.

2. Nefs ve irade terbiyesi: Orucun kazandırdığı ve insanda ömür boyu etkili olacak en hayati haslettir.

Rahmet, mağfiret ve necat mevsimi Ramazan’da ve oruç sayesinde insan farkında olmasa da nefs ve irade terbiyesine sahne olur. Oruç tutanların daha sabırlı ve metin bir irade taşıdıklarını tecrübe ve müşahedeler göstermektedir.

3. Sabır–şükür ve ihsan: Bu üç kavram ahlâk–i hamidenin temel unsurlarındandır.

İnsan oruçla nefse ağır gelen şeylere sabretmeyi, nimetlere şükretmeyi öğrenir. İhsan ise –u Teala’yı görür gibi bir kulluk şuurunu ifade eder.

Bunlar ve benzeri kazanımlarla insan ebedi saadet yolunda önemli adımlar atmış merhaleler katetmiş olur.

4. Yardımlaşma ve tasadduk şuuru: Ramazan ve oruç için yardımlaşmayı ve bu yolda infak ve tasadduku öğretir. Böylece fakirin–yoksulun–kimsesizin halinden anlamak, imkân nispetince az da olsa tasaddukta bulunmanın lezzetini tatmak hali hasıl olur.

5. Cömertlik ve ikram ahlâkı: Bir hasletin ahlâk haline gelmesi onun devamlı ve kalıcı olmasıyla mümkündür. Bu cümleden olarak cömertlik ve ikrâm etmek ahlâkını kazanmak ebedi saadeti kazanma adına hayati önem taşır. Ramazan ve orucun kazanımlarını devam ettirmekle bu hali elde etmek mümkündür.

6. Mukaddes ve manevi değerleri koruma: Özellikle günümüzde manevi ve mukaddes değer ve ölçülerin korunması hayati önem ifade etmektedir. Zira son dönemlerde bu değerler ciddi tehdit ve saldırılarla karşı–karşıya bulunmaktadır. Bu saldırılar özellikle Ramazan’da daha sistemli ve yoğun yapılmaktadır.

İnsanımız bu saldırıların bir tahrip kampanyasının bir ürünü olduğunun farkında olarak milli ve manevi kimliğine daha bir titiz sahip çıkmalıdır.

işte bunlar Ramazan ve orucun kazanımlarından bazıları.



Elveda mübarek Ramazan! Tekrar kavuşmak ümidi ve niyazıyla...

( Ali Degirmenci)

Orucuyla, sahuruyla, iftarıyla, teravih namazları ve hatimleriyle bir Ramazan-ı Şerif ayını daha geride bırakıyoruz...
Cenab-ı Hak bu ayı bizden razı eylesin! Amellerimizi eylesin! Cümlemizi af olunanlar zümresine ilhak ederek, gerçek bayramı hak edenlerden ve kurtuluşa erenlerden eylesin!

Bir ay boyunca oruçla, mukabele ile, teravihle, zekat,sadaka ve hayırlarımızla mânevî bahçemizi fevkalâde güzelleştirdik.Rabbim tamamına erdirsin.

İçinde güller, sümbüller, lâleler, menekşeler olan rengârenk hoş kokulu çiçeklerin bulunduğu, bülbüllerin şakıdığı, cennet misali bir bostana dönüştürdüğümüz mânevî bahçemizi soldurmamak için çalışmaya devam edelim.


“Bayram, süslü elbiseler giyenlere, güzel yemekler yiyenlere değil, cehennemden kurtulanlara bayramdır”.



İnşallah bizlerde O Ateşten kurtulanlar safında oluruz.
__________________

« Son Düzenleme: Eylül 29, 2008, 09:09:10 ÖS Gönderen: RUMEYSA » Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #3 : Ağustos 01, 2009, 02:55:18 ÖÖ »

 
Logged

güliçkimi
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Ağustos 01, 2009, 12:50:04 ÖS »

Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: